Bilimsiz Toplumun Bilimi
Hayat anlayışım gereği herkesle, kafamın yettiği her konuda konuşmaya çalışırım.
Zaten bilimsel düşünce alışkanlığı edindiniz mi bir kere.., tüm benliğinizi esir alır. O kadar gerçekçi bir insan haline gelirsiniz ki; sohbetleriniz kiminle olursa olsun konunun ucu bu gerçekçiliğin kökenine geliverir!
Hal böyle olunca, mitçi, simitçi, babaanne, komşu teyze kim gelirse anlatmaya çalışırsınız hayatın bilim dilini…
Bu çabanın ne kadar zor, ne kadar yürek isteyen bir uğraş olduğunu tahmin edenleriniz vardır belki!
Normal bir vatandaşın bilimsel düşünce karşısındaki duruşu, ‘uzaylı olsa bu kadar yabancı olurdu konuya’ dedirtir insana çoğu kez.
Bu tipteki insanlar için DNA üç büyük harf olmaktan öte bir şey ifade etmez; evrimi maymundan geldik sanır, kuantum fiziğini ise ‘the secret’, sırrı buldum..
Ama bir arkadaşının arkadaşının gördüğü karabasan süper ilginçtir! Mucizeler ve kehanetlere bayılırlar. Ay’a bakınca ay dedenin suratını görmeyen yoktur neredeyse…
Bu konuda giriştiğim çokça sohbete dayanarak, toplumdaki pek çok kişinin bilimsel bilgi edinmeyi istemediğini gördüm.
Ama hakları yok değil! Carl Sagan’ın da dediği gibi, bilim kişilere ulaşmadan önce şöyle bir süzgeçten geçiriliyor. Kültürel motiflerimiz, eğitim sistemimiz, iletişim medyamız bu hale getiriyor bilimi.
Toplumda kabul gören savlar, her zaman sahte ve yanıltıcı olanlar!
Kayıp kıta Atlantis hakkında yüzlerce kitap olmasına karşın, hiçbir yerde, Avrupa ile Amerika arasında herhangi bir kıtanın yer almasının olanaksızlığını gösteren levha tektoniği ve okyanus tabanı haritalanmasına dayalı kanıtlara rastlayamıyoruz!
Popüler kültürün sunduklarına ilişkin kuşkucu davranmayı öğretmediler bize…
Oysa gerçek bilim daha heyecan verici değil mi?
Eski Yunan’daki çöküşe bilimsel cehalet sebep oldu mu bilemiyorum; ama bildiğim şu ki bilimsel cehaletin sonuçları bizim çağımız için, herhangi önceki bir zamanda olduğundan çok daha fazla tehlike taşımaktadır.
Ortalama bir vatandaşın küresel ısınmadan, yoksulluk tuzağının altında yatan sebeplere; AB felsefesinden, Irak’taki savaşın gerçek sebeplerine bir çok konu hakkında habersiz olması bugün çok korkutucu bir cesaret örneğidir!…
Gerçek bilgi olmadan daha iyi hayatlara kavuşamayacağımızı anlamak ve bizden saklanan tüm gerçekleri öğrenmek için bilimsel kuşkuculuğu öğrenmemiz dünyanın geleceği açısından kilit öneme sahip bir konudur.
Aman dikkat! Muhabbetle…
—0—
Yazıda Carl Sagan’ın ‘Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı’ kitabından alıntılar yapılmıştır.