Bilim derlemeleri, hayat denemeleri...

Nusret Amca’nın Pirinç Korkusu

Sevgili arkadaşlar, sizlere çok değerli bir yakınımdan gelen yazıyı ve gönderdiğim cevabı aynen aktarıyorum…

- 0 -

Sevgili kızım Esen,

Uluslararası para mafyası ve onların yerli işbirlikçileri paralarını pirince yatırarak, çok büyük miktarda pirinç stoku yaptı, Türkiye’de pirinç fiyatlarını toptan 400 bin liradan 4 milyon liraya kadar çıkarttı, bir süre daha stoklarını piyasaya sürmeyerek 5 ytl’e çıkınca süreceklermiş.

Tüketici birlikleri bir süreliğine boykot çağrısı yapıyor. Bu stokları 1 hafta 10 gün içerisinde piyasaya sürmezlerse büyük zarar edeceklermiş, herkesi ay sonuna kadar, 1 Mayıs’a kadar kesinlikle pirinç almamaları konusunda uyarıyorlar.

15 gün pirinç yemezsek ölmeyiz, ama stokçulara bu milletin duyarsız olmadığını, aptal olmadığını, gerektiğinde tepki verebileceğini duyurmak lazım . Ben Mayıs ayına kadar kesinlikle pirinç almayacağım, lokantada yemekhanede pirinç pilavı yemeyeceğim, etrafımdakileri de uyaracağım.

Pirinçi 5 ytl yerine 1 ytl’den yemek istiyorum .

Tamam senin gözün açık ama milletimiz de gözünü açsın artık .

selamlar

Saygıdeğer Nusret Amca,
Pirinç yalnızca bizim toplumumuzun değil, Afrika gibi yoksulluk tuzağına düşmüş pek ülkenin yoksul insanlarının temel gıda maddesidir. Dahası, özellikle Afrika’da insanların başta su sıkıntısı olarak bilinen sorunlarının yanında özellikle birçok bölgenin TEK gıdası olma özelliğini taşıyan pirinç, uluslar arası piyasada yıllardır üstüne çokça oyunlar dönen bir piyasanın başını teşkil etmektedir.

Demem o ki, yalnızca Türkiye’nin köylü kurnazı stokçularını değil; Afrika’da çocukların ölmesine göz yuman uluslararası pirinç firmalarını da hedef göstermek yanlış olmaz!

Bildiğiniz gibi, insanlık başından beri bu tür oyunlara sahne olmaktadır. Tabii ki, tüm bunlar her zaman doğal kaynaklar üzerinden oynanmaktadır. Temel gıda maddeleri, petrol gibi doğal kaynaklar, her zaman sömürgen insanların ele geçirdiği ve dünyaya egemen oldukları olguların başında gelmektedir.

Öte taraftan hakkınız var.. Pirinci 5 lira yerine 1liradan yemek isteyebilirsiniz. Ancak, üzülerek belirtmeliyim ki, başta küresel ısınmanın yalnızca pirinci değil, tüm yeme alışkanlıklarımızı, dolayısıyla ekonomilerimizi etkilemesi beklenen felaket senaryolarının en bilindiklerindendir. Bahsettiğiniz tablo, pirincin sadece en çok tüketilen temel gıda maddesi olmasından ileri gelmesi nedeniyle oldukça doğaldır!

Kısaca, artan nüfus ve değişen iklim koşullarının bizi giderek su gibi temel maddelerin benzer durumlarına kadar götürecek gibi görünüyor. Evet, bugün pirinç yemeyelim, herkese bahsedelim dönen dolaplardan, zarar etmelerini de sağlayalım şirketlerin.. Yoksa yakın gelecekte, içtiğimiz suyun fiyatını artıranlarla, suyu stok yapanlarla mücadele etmek için su içemez hale geleceğiz!

Bununla birlikte, her koşulda yaşadığımız sıkıntının sebebini yalnızca fiyat artıran şirketlerde bulamayız. Sorumlu doğa ile arasındaki bağı yitiren, bilincini kaybeden tüm insanların, insanlığındır… Çıkarcı gruplardan kurtulamayacak kadar kör olan tüm insanlığın…

Saygılarımla,
EseN

- o -

Sevgili Nusret Amca’ya cevap yazmışım yazmasına ama, bakıyorum da şimdi tüm insanlığı böyle bir çırpıda sorumlu tutmak da çok doğru değil ki!..

İnsanların bir çoğu bir lokma ekmek gaylesinden kafasını kaldırıp dünyayı göremeyecek haldeler.. Asıl sorumlu onları bilerek ve isteyerek bu hale getiren, hem eğitimsiz hem yiyeceksiz bırakan yüzyılların yönetimleri ve bu durumu öteki dünyalarda rahat edecekleri vaatleriyle örtpas edip kandıran inançlar mıdır, nedir? Bilemedim ki :S Ne bekliyoruz gözümüzün açılması için..  Şu hayatlarda en büyük tesellimiz ‘Allah büyük’ ya da ‘Allah görür’ demek.. Oysa biraz Nusret Amca gibi sesimizi çıkarsak!_!

Üzgünüm Nusret Amca, bundan sonra pirinci hiç bir zaman istediğin fiyatlardan yiyemeyebilirsin..

Üzgünüm..

EFK - Mayıs 4th, 2008. 3 Yorum Var

3 Yorum yapılmış

  1. Selim PUSAT May 10th 2008

    Nereden Nereye Gelindi…

    Gıda, yem ve enerji olarak kullanılan buğday ve mısır başta olmak üzere dünya hububat üretimi, tüketimi karşılamaz duruma gelmiş, stoklar giderek azalmaya yüz tutmuştur. Uluslararası Hububat Konseyi’nin (IGC) son raporuna göre, buğday, mısır ve toplam hububat üretiminin bu yıl, geçen yıla kıyasla artacağı tahmin edilse de, üretimin tüketimi karşılayamaması nedeniyle stokların hızla gerileyeceğine dikkat çekilmiştir. Raporda bu yılın, üç yıl önceye göre buğday stokunun yüzde 20, mısır stokunun yüzde 22, toplam hububat stokunun da yüzde 24,8 azalacağı tahmin edilmiştir.
    Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı Asya Direktörü Tony Banbury; gıda fiyatlarındaki artışla ilgili olarak, Asya’da bazı ülkelerin uyguladığı ihracat yasaklarının erzakların teminini imkânsız kılabileceğini ifade etmiştir.

    Nitekim bazı ülkeler gıda fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan darboğazdan dolayı bir araya gelerek, önlem almaya başlamışlardır. Venezuela, Nikaragua, Küba ve Bolivya, yoksul ülkeleri zor durumda bırakan gıda fiyatlarındaki artışa karşı ortak bir program geliştirmişlerdir. Dört ülkenin liderleri Caracas’da buluşarak, bölgede yoksullar için gıda maliyetlerindeki artışla mücadele amacıyla 100 milyon dolarlık “Gıda Güvenlik Fonu” kurulduğunu açıklamışlardır.

    Ülkemizde de gıda fiyatlarındaki artış endişe verici bir noktaya gelmiş, ancak bu konuda siyasi sorumluluk sahipleri tarafından hissedilir bir önlem şu ana kadar alınmamıştır. Bunun yerine, pirinç fiyatlarının yükselmesi karşısında Başbakan Erdoğan tüketicilere; “Pirinci dörde beşe satıyorsa yemeyiver, bulgur ye, makarna ye” çağrısında bulunarak, kendince bir çözüm önermiştir.

    Yaşanan pirinç krizi hakkında, Tarım Bakanı Eker; “Pirinçle ilgili çıkarılmaya çalışılan fırtına tamamen yapaydı, tamamen suniydi. Birilerinin muhtemelen Türkiye’de bu alanda bir kriz oluşturma ve bir kriz görme hevesiydi. Onun da ateşi düştü, geçti. Biz bunun için bir takım önlemler aldık.” dese de, alındığını iddia ettiği önlemlerle ilgili henüz tüketiciye yansımış bir durum yoktur.

    Pirincin maliyetinin 1,3 YTL olduğu, ancak perakende fiyatının 5,5-6 YTL civarında bulunduğu göz önüne alındığında, fiyat artışındaki korkutucu boyut net bir şekilde görülebilecektir.

    MHP Lideri Devlet BAHÇELİ son grup toplantısında, gıda fiyatlarındaki artışın arkasındaki nedenleri gayet anlaşılır ve net bir biçimde ortaya koymuştur. Buna göre fiyat artışlarını gerisinde: Küresel ısınmaya bağlı arz daralması, tarımsal ürünlerin yeni kullanım alanlarının yaygınlaşması, gelişmekte olan ülkelerin son yıllardaki büyümelerine bağlı tüketim alışkanlıklarındaki değişmeler bulunmaktadır.

    Ülkemizde özellikle geçen yıl yaşanan kuraklığın, tarım sektörüne verdiği zarar 5 milyar YTL’ ye ulaşmıştır. Bu çerçevede, tarımda yüzde 7,3 oranında bir daralma meydana gelmiş, hükümet ise bunu küresel kuraklığa bağlamıştır. Hatırlanacağı üzere, tarım 2006 yılında da yüzde 2,9 oranında büyümüştü. 2002 yılından bu yana tarımda ortalama büyüme oranı nüfus artış oranının altında seyretmektedir. Bu olumsuz manzaraya rağmen hiçbir önlem alınmamıştır. Bu gün ülkemizin nüfusunun yüzde 35′i hâlâ tarımsal faaliyetlerle geçinmektedir. Tarım sektörünün milli gelirdeki payı ise ne gariptir ki, yüzde 11′e düşmüştür. Tarım ürünlerinin fiyatının artmasına rağmen, üretici yine fakir, yine çaresiz bir durumdadır. Hayvansal ürünlerde de değişen bir şey olmadığı görülmektedir.

    Sayın BAHÇELİ’nin vurguladığı gibi, peynirin fiyatı yüzde 90 artmışken, sütün fiyatı yüzde 15 oranında gerilemiştir. Kaldı ki olan, her zaman güçlükle geçinmeye çalışan üreticiye olmaktadır.
    Dünyada kendi kendine yetebilen ender ülkelerden birisi olan Türkiye’nin; hububat ve gıda ürünlerinde yaşadığı çalkantı ve kriz sonucunda bir darboğazla karşılaştığı gün gibi ortadadır. Nereden nereye gelindiğini artık gizlemenin, üstünü örtmenin imkânı kalmamıştır…

    Selim PUSAT

  2. Selim PUSAT May 10th 2008

    KAVANOZ KAPAAAAAAAA…..

  3. Wallahi Sayın Selim Pusat’a hayranım…

    Benim yapmam gerekenleri yapıyor, ne diyeyim..

    Rakamlarla gerçekler, araştırma kimliğiyle Selim Pusat
    : )))

    BiyoBlogumuza renk katmaya başladı; hepimizi mutlu ediyor.

    Sağol, varol Selim Pusat.

    Lakin rica ederim (!); yazılarını Ülkü Ocaklarında kaleme almış gibisin ( :

    ‘Kavanoz kapaaaaa’nı da görmezlikten geliyor, kibarlığımı bozmuyorum.

    Tekrar teşekkür ederim…

    EseN


Bu yazıya yorum ekle